Show posts

This section allows you to view all posts made by this member. Note that you can only see posts made in areas you currently have access to.

Messages - KaLpsiz

16
Hoşgeldin.. Bi Selam Yokmu? / Merhaba
06 Tem, 2013, 01:42
Alıntı yapılan: Pain - 03 Tem, 2013, 18:16
Merhaba, forumu tesadufen Google'den buldum.
Kalici olmak dilegiyle, saygilar.

Hoşgeldiniz ailemize umarım kalıcı olursunuz.
17
Ahhh ahhhh ne güzel günlerdi.


http://kalpsiz.cankalp.com/
18
Ve o şiir..
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde sevgi olmadan geçen hergün kayıpmış,
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı tebessüme çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
Çok acıttığımda anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
"Sana ihtiyacım var, gel ! " diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana "git" dediğimde anladım..
Biri sana "git" dediğinde, "kalmak istiyorum" diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Özür dilemek değil, "affet beni" diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Sevgi emekmiş, . . .
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
19
Eğer bir gün gerçekten sevdiğiniz,değer verdiğiniz bir insanı kaybettiğinizde onu unutmak zorunda kaldıysanız bence bu yazıyı okuyun..
Baştan söyliyim bu kolay birşey değil..Ve tamamen unutturamıyor da ama yine de deneyimle sabit diyebilirim..
Eğer çok sevmişseniz ve geleceğe dair her türlü planınız o kişiye aitse ve herşeyi bitirmek zorunda kaldıysanız 30 günlük acı kuluçka dönemine hoşgeldiniz..
Aşağıdakileri yapmadan önce; ona dair maddi olarak ne varsa bir an önce yok edin..Fotoğraf,hediye,yüzük vs ne varsa bunu bir daha geri dönüşümü olmayacak şekilde imha edin..Fotoğraf için en ideal yöntem yakmaktır..
Ve en sevdiğiniz,kutsal bildiğiniz bir şey üzerine yemin edin..Öyle bir yemin olsun ki bu yemin ederken içinizden abi ben bu yemini etmiyim siktir et acısı çıksın dedirtecek tarz da olsun.Ve hiçbir şekilde onun facebook,twitter yada alternatif bir hesabına bakmayacağınıza,whatsapp da online mı değil mi gibisinden salakça beklentiler içerisinde olmayacağınıza yemin edin..Öyle bir yemin olsun ki (şahsen ben annemin üzerine ettim) bakacağınız zaman veya bakmak istediğiniz zaman gözünüze ettiğiniz yemin gelsin..  Şöyle düşünün bu unutmamız için en büyük etkendir..Kimle ne konuşuyor,ne yazıyor artık bu saatten sonra sizin için hiçbir önemi kalmamıştır..
Ayrıca kendinizi oyalayacak her türlü işe girişin..Salak saçma müzik gruplarının hayranı olun,üniversitede daha önce dalga geçtiğiniz kulüplere katılıp,hayatı size göre çok sıradan gelen insanlarla tanışın.
Öncelikle bir aşkı unutmanın en sakat tarafı vicdan azabıdır..Yani yapamadıklarınızdır..Tabi bundan öncesinde "keşke şunu yapsaydım" dememek için elinizden geleni hemen yapın..Kurtarmaya çalışın..Gerekirse yanına gidin,ailesiyle konuşun ve vicdanınızı rahatlatın..Boşverin yüzünüze vuracağı lafları yada gururu..Siz elinizden geleni yapmaya çalışın..
Baktınız olmuyor veya gururunuza yenik düştünüz o zaman ilk yöntem alkoldür..Abi alkol günah,bizi buna yönlendirme filan diyebilirsiniz ama k.bakmayın özgüven ve önbellekteki (bilinç altınızdaki) ona dair şeyleri yok etmeniz gerekicektir..Bunu yapmanız en kolay tarafı ise beyni uyuşturmaktır..Kesinlikle gidip kimyasal yada ot tarzı uyuşturuculara bulaşmayın..Unutmak için sağlığımızın içine etmenin bir anlamı olmamalı..
Alkolü alkolik tarzında almanız gerekiyor ama ve bu süreç 1-2 hafta arasında değişiyor..Ben bu yöntemi 15 gün boyunca sabah 8- gece saat 3 arası tekrarlıyarak yaptım..
İlk üç gün boyunca ağzınızdan çıkan cümleler ve muhabbet şu şekilde olacaktır.."Abi çok seviyorum ben o kızı ya"..
Evet bu aşk acısının kuluçka döneminde gayet normal karşılanacak ve arkadaş çevrenizde "abi siktir et ondan daha güzelleri var,ondan daha iyisini bulursun,o senden uzaktı zaten" gibisinden nasihatlar duyarsınız..Ama siklemezseniz zaten öyle de yapın..
4-5 Günlerinde uyuduğunuz zaman çok sıklıkla rüyalarınızda onun sizi affettiği anları görebilirsiniz..Olmadık zamanlarda anılarınızın bilinçaltında bıraktığı algılarla garip rüyalar görmeye başlıycaksınız..Sabah uyandığınızda çok mutlu olabilirsiniz ama bu sizin kahvaltıdan sonra 70?liği açtıracak bir konudur..
2.Haftanın başlarında artık dünyadan umudunu kesmiş ve bulunduğunuz ortamdan kaçmak isteyeceksiniz..Hatta benim gibi sabah uyandığında başka şehirlerde,başka mekanlarda bulabilirsiniz kendinizi..Normal olarak karşılayın bunları..Çünkü özgüveniniz ve bilinçaltınızdaki yapmak istediklerinizi aslında bir bir yapıyosunuzdur..
2.Haftanın sonlarına doğru arkadaş çevreniz ve aileniz artık sizi uyarmaya başlar..Çünkü herkesin gözünde bir alkolik olmuşsunuzdur ve bu yolun yol olmadığını sizde anlamış olacaksınızdır..
2 Haftalık süreç içerisinde mümkün olduğu kadarıyla cinsel ihtiyaçlarınızı başka kadınlarla karşılamaya çalışın..Çünkü unutmak için içinizde sadece aşk kalmalı..Nefsimizi araya karıştırmaya gerek yok..
3.Hafta içerisinde daha önce sohbet etmediğiniz ama samimi olduğunuz insanlarla tekrar aranızı yapmaya özen gösterin..Kaybettiğiniz arkadaşlıkları yada yeni insanlarla tanışmaya özen gösterin..Bu süreçte eğer kendinizi halen dışarıya açamıyorsanız ve halen gözünüzün önünde onun silüeti ve gözleri geliyorsa alkolle bir süre daha haşır neşir olun..
3.Hafta da kendinize hemen bir kız bulun ve hiç tanımadığınız bir kızla aşk konularını konuşun...Çünkü hiç tanımayan insanlar açılmanız,anlatmanız daha kolay olacaktır..Bu süreçte blog,twitter gibi şeyleri kullanmamaya özen gösterin..
Geldik 4.haftanın başına..Artık geceleri yanlız kaldığınızda yada hayatın duraklama sürelerinizde aklınıza gelecektir..Otobüste kulaklığı takıp dışarı izlediğiniz zaman yada gece geç saatlerde uyku tutmadığı zaman aklınıza gelicektir..
Yine de ettiğiniz yemini unutmayın..Ve kesinlikle ama kesinlikle bakmayın..
Bu süreçte yine de hatırlıyorum abi,unutamıyorum derseniz alkolle değil de bol bol aktivitelere katılarak bunu yapın..Hani şu piyasa peşinde koşan,her gün barlarda takılmak isteyen kızlar olur ya..Onlardan bulun bi tane kendinize..Yanlız sakat bir tarafı var ayın ortasında harcadığınız parayı hiç hesaplamayın..O zaman daha da acıyor içiniz :)
Bu 4 haftalık süreçten sonra yeni bir hayatınızın olacağını hayal edin..Ve kesinlikle hayalinize onu koymayın..Bir sürü kız koyabilirsiniz..
4 Haftalık süreci 2-3 haftada da tamamlayabilirsiniz..Benim 3.haftam ve açıkcası şu an vicdanım ve gönlüm çok rahat..
—–
Unutma süresinde eğer kızın yeni bir erkek arkadaşı olduysa bu sizin için çok daha kolay olacaktır..Hani ne kadar değer verseniz de çekinmeyip arkasından istediğiniz küfürü edin..Çünkü size acımayan bir insana 21.yüzyıl da saygı duymak ahmaklıktır..
Yine aynı süreç içerisinde telefon numaranızı değiştirin..Ben iş dolayısıyla değiştiremedim ama turkcell eğer istediğim numarayı bu hafta gönderirse değiştiriyorum.Kesinlikle ama kesinlikle onla samimi,onun adı geçicek ortamlar da da bulunmayın..Ben bu konuda çok rahattım o yüzden kimse hatırlatmadı..
Ayrıca intihar etmek gibi salakça bir düşünceye kapılmayın..200 le giden bir arabada bariyerlere çarpma planı,1 kutu ilaç içip uyuma gibi planlar aklınıza bol bol gelecektir..Ama 1-2 saniye kala vazgeçiceksiniz..Boşuna aklınıza takılmasın bunlar.

Yine aynı şekilde bu süreç içerisinde sinema,konser gibi aktivitelere bol bol gidin..Kendinizi eve kapatırsanız veya devamlı uyursanız bu sorunu kesinlikle çözemezsiniz..Benim gibi günlük 4 saat uykuyla yetinmeyi bilin..
Psikologa filan gitmeyi denemeyin yada benim gibi kalp ağrısını tıbbi sanip kardiyologa gitmeyin dalga geçiyorlar..Gerçi eğlenceli oluyor..Kalp doktoruna gidip abi kalbim ağrıyor dediğinizde tüm filmler çekildikten sonra hiçbirşey çıkmayıp "olm aşk acısını hastane de değil meyhane de çözersin" diyen bir kafa doktora denk gelebilirsiniz..Psikologlar zaten aile üyeleri tarafından söylenen sözlerinin aynısını söylüyor o yüzden hiç boşuna para vermeyin..
Ayrıca en başta aile üyelerinizi,arkadaşlarınızı ve çevrenizdeki tüm insanları uyarın..Kesinlikle ama kesinlikle size o konuda bir soru sormasınlar, sizde o konuyu açmayın..
Erkek arkadaşlarımız genelde unutma konusunda anlamazlar..Hani biraz taş kalpliyiz ya bu konuda kendinize muhabbeti iyi 2-3 kız arkadaş edinin..Felsefeci ve psikolog okuyan  iki kız çok idealdir..Ben şahsen onların tavsiyesiyle baya bir topladım..
Bu süreç içerisinde bol bol aşk filmi ve aşk şarkısı dinleyin..Abi napıyorsun sen demeyin çünkü hiçbiri mutlu bitmiyor..Ulan tek ben mi bu acıyı yaşıyorum demiyorsunuz..Hatta incir reçeline kadar izleyin..Özellikle türk aşk filmleri bu süreçte çok iyi..Hiçbirinde mutlu son yok lan.
Aşk şarkılarını dinlerken sözlerini dikkatli takip edin..Dikkat ettiğinizde hepsinden acı fışkırıyordur..
Bu süreç içerisinde bazı sevdiğiniz şarkıların içine etmeniz gerekebilir..Ben birsen tezer – ikinci cihan gibi güzelim bir albümü 20 gün boyunca dinleyerek artık sözlerini bırakın ritmini ezberledim..Yanlız 20 gün sonunda tek bir şarkısını bile dinlemeyin..
Ve sakın içinizde geri döner,yok affeder,yok o seviyor gibi düşünceler barındırmayın..Olm yok bitti..Gitti terketti seni anlıyormusun? Bunu yediremezsen kendine hayatın sikilecek diyip acının keyfini çıkartın..Kafanızdan affetmek gibi yada geri dönmek gibi bir düşünce erkeklik organınızın sinirlerinde bile dolaşmasın.
İnsanı duygularınız nasıldır bilmem ama yaşadığınız aşk acısına şükredin..Ve açıp afrikada çekilen kuraklıkları,suriyede ölen insanları düşünün..Yaşadığınız aşk acısına da şükredin..
—–
Buraya kadar olan kısmı ben tamamladım ve açıkcası tavsiyelerle 1 ayda değil de 2-3 hafta da bitebileceğini düşünüyorum.
Bu ay ise geçmişin üstüne çizik çekmeyi düşünüyorum..Hatta böyle – geçmiş – (iğrençti kabul :D )
İlk bir haftalık süreçte daha önce yapmadığım ve onla beraber yaparız diye düşündüğüm herşeyi yapmak olacak..Çünkü hayaller insanı ona bağlar..O bağları kopartmak için yapabileceğin tüm hayalleri gerçekleştirmek olacak..
Bu süreç içerisinde alkolden uzak durup,sağlıklı beslenme sürecine de girebilirim..
Ve her zaman düşünceniz "Ben güçlü bir insanım ve bunu başarabilirim" olsun..
Acınızı benim gibi salak saçma insanlarla paylaşmayın..Sonra acınacak duruma düşüyorsunuz ve bu sefer daha çok canınız yanıyor..
Kendinize kızmayın bırakın ve bu sorunu çözün..Kaçmaya yada sindirmeye çalışmayın..Doya doya yaşayın aşk acınızı..
Acınız derinleştikçe ve yaranız kanadıkça nefretiniz artacak ve yaranıza alkol dökmüş olacaksınız..
Bunu ben söylemiyorum tıpçılar söylüyor..Bir yaranın en iyi tedavi yöntemi onu temizlemektir..Bunu alkolle temizleyip kabuk bağladıktan sonra dokunmamanız gerekiyor diye..
Sakın ama sakın kaşımayın..Kaşınınca salak saçma şeyler yapın..Benim gibi bu yazıyı yazın mesala :)
Sevgimizi ve hayallerimizi hakeden güzel insanlar bulabileceğimiz güzel günlere..
İyi geceler..
20
Şiirler / 2013 Günaydın Mesajları
18 Şub, 2013, 01:41
2013 Günaydın Mesajları




Günümüz Günümüze Aydın Olsun Günaydınlar Olsun.

Günün Aydın Olsun. , Dilerim Ki Yüreğine Gülün Gölgesi Düşmesin Ve Sen, Yüzünde Gülüşlerin En Güzeli Ile Bak Geleceğe.

Kalbim Gibi Bugünde Senin için Aydın ve Günaydın Arkadaşım.

Günaydın Dudağımdan Asla Gitmeyen Neşe , Günaydın Dost Kalplerde Açan Büyük Güneşe , Günaydın Yüreklerden Akan Sıcak Dizeler , Yürek Yangınlarına Su Gönderen Gözeler.

Seni Seviyorum bebeğim Gözlerin gibi Bugünde Günaydın Olsun Güneşime.

Bir Rüyanın Gerçeğe Dönüştüğü En Tatlı halisin Sevgilim Günaydın.

sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu,yanağına ufacık bir öpücük kondurdu hissettin mi? günaydın bebeğim (:

Güzelliğin Bir rüya gibi, gözlerin bir rüyanın en muhteşem eseri bugün seninle rüyalarımı süsledin, Seninle Güne Merhaba Dedim Günaydın Sevgilim.

Sabahın Kor Güneşi Vursun Suratına öpsün güneş seni benim yerime usulca, gözlerini açtığında ben olayım gözlerinde ben olayım odanın her yerinde günaydın sevgilim.

Her günün Ayrı Bir güzelliği Olsun yanında güne Gülerek Başla Sevgilim, Bugünde Seni Kıskansın herşeyim Günaydın.

Günün aydın olsun bugün benden sana bir armağan olsun günaydınlar bebeğim.

Yaşanacak bütün senelerin üstünde Adın, Bütün Günlerin üstünde ise gözlerin yazılı sevgilim Günaydın Olsun Sana.

Öpücüklerle Uyandırmak isterdim seni, Yanımda Olsan Sarardım O Nazik tenini, Seviyorum seni Sabahım Sensin benim Tek iLacım Günaydın AşkıMmmm

Bir Sabahı Bir de Gözlerini Özledim Sevgilim, Sensiz kaçıncı Sabahım Hatırlamaz oldu bedenim, dön artık sevgilim dön artık herşeyim sensiz başlayan güne, gün diyemem sevgilim. GUNAYDIN herşeyim.

Yaşamayı Sevmekten Daha çok seviyorum seni çünki sen yaşamsın sen benim için yeni bir günsün bebeğim Günaydın herşeyimmm..

Bugünün sabah güneşi yüzüme vurdukça sanki sen bakıyormuşsun gibi geliyor bana güneş bile gözlerini kıskanıyor sevgilim bunu unutma. Günaydın AşkImMMmMMm

Her Sabaha Adınla uyanmak sanki yeniden doğmak gibi sevgilim Günaydınlar Birtanem benim.

Sadece Bu Sabah Değil Her Sabah Koynumda resminle uyanıyorum hayata Bebeğim Seni böylede sevdim, Günaydın birtanem.

Sabahın Bütün Güzel renkleri Odana dolsun, hayatın tatlı, Günün aydın olsun sevgilim...

Bir gün gözlerimi açtığımda sadece sen ol yanımda, 1 gün değil her gün seni göreyim rüya gibi yanımda bebeğim, Günaydın Olsun Sanada.

Gözlerin, Bugüne öyle bir açki herşey istedipğin gibi gitsin bebeğim Günaydın.

Bugünde Gözlerimi Seninle Açtım hayata, Senin Adınla Baktım Evdeki her eşyaya, Adını Anıp Dinlediğim Şarkılarda Hep San varsın bebeğim yaşarcasına Günaydın Birtanem.

Güneş kadar Aydınlık, Gözlerin kadar Güzel, Sözlerin gibi Kusursuz bir güne merhaba demek için tam zamanı Günaydın Sevgilim.

Merhaba Hayata Merhaba! Uyandım Aşkımın Adıyla Bu yeni Sabaha, Haydi Sende Kalk birtanem beni yalnız Bırakma :) Günaydın Aşkım Sanada :p

Günaydın sabahımı aydınlatan güneşim

Güneşi Yıldızlardan Daha Çok Seviyorum neden mi? Yıldızlara Çıplak Gözle Bakabilirsin Ama Güneşe Çıplak Gözle Bakamazsın Sana Bakmaya Kıyamadığım Gibi Sevgilim, Günaydın Güneşim..

Günaydın Güneşim Günaydın Sana Bak Adınla Başlıyorum Yeniden hayatıma ismin yeter bu karabLık Dünyaya Günaydın Diyorum Sana Aşkım Hadi gel yanıma :)

Sen Şuan Kendin Kadar tatlı Rüyalar Görürken, ben Bugüne Seninle Yaşanacak Olan Güzel Saatleri Hayal Ederek Güneşe Seni Anlatıyorum Sevgilim, Günaydın :)

Günaydın ceylan Gözlüm Sabahımın Güneşi Gözlerimin Işığı Hayata SeninLe günaydın demeyi Seviyorum....

Seninleyken Geceler Bile Aydın Geliyor Bana, Seninle hayatımda Hiç Batmayan Bir Güneş Var Sevgilim, Günaydınlar Olsun Dilberim..

Kimseye Günaydın Demedim Hayatımda Günümü Aydınlattın Sanada Günaydın Olsun Candan...

Bu Mesajı okurken Lütfen Yüzünü Yıkama! Neden mi ? Çünkü Öperek Yüzünü Yıkamak istiyorum Aşkım :) Günaydın Prensesim..

Günaydın yüreğime yağmur gibi yağan gece mi yıldız yıldız bezeyen karanlığımı dolunay gibi aydınlatan günaydın

Günaydın bahar kokulum, kır çiçeğim nefesim, gözüm, her şeyim günaydın günaydınlar. CANIMIN CANI

Seviyorum Seni Seninle geçen Günleri Seviyorum Seni Sana Günaydın Demeyi.

Yere Düşen Yağmur Damlaları Kalbine Inecek Güneşi Engellemesin Güneş Bulutların Arasından Hep Sana Doğru Baksın GüneşGüzellikler Getirsin Günaydın
21
Kuru cilt; tüm vücudumuzu bir film tabakası şeklinde örten hücrelerden oluşan stratum korneum denilen tabakadaki suyun kaybı sonucu oluşur. Bu tabaka suyunu kaybedince esnekliğini kaybeder, çatlar ve pullanır.

Stratum korneum su tutan maddeler içerir ve cildin daha cildin alt kısımlarından suyun sızmasını engeller. Hücreler ve yağdan oluşan bir film tabakası içeren stratum korneum tarafından su tutulur ve ciltten buharlaşması engellenir.

Kuru, pullu cildi tetikleyen faktörler nelerdir?
Kuru cilt herhangi bir yaşta ve bir çok nedenden dolayı oluşur. Kuru cilde neden olan koşullar:

- Kuru hava, özellikle kış aylarındaki düşük nem,

- Düşük nem bulunan yerler, özellikle merkezi ısıtmanın olduğu kapalı alanlar, ateşe veya ısıtıcı fanlara yakın oturma,

- Rüzgara maruz kalma,

- Sık yıkanma, duş alma ve yüzme, özellikle bol klorlu aşırı sıcak ve soğuk suda yüzme,

- İdrar söktürücü ilaçlar,

- Kalıtsal faktörler ve artan yaş ile sebum (yağ) gibi doğal nemlendiricilerin azalması,

- Atopik egzama, sedef ve ihtiyosis gibi cilt hastalıkları,

- Metabolik faktörler, tiroid bezinin yeterince çalışmaması veya aşırı kilo kaybı

- Sabun, deterjan ve çözücülere maruz kalma.

Ciltten su kaybı en sık hangi durumlarda olur?
Ciltten su kaybını arttıran diğer önemli bir faktör, ciltten banyo esnasında kaybedilen sıvıdır. Sıcak su ile yıkanma ve sabunlar, ciltteki koruyucu yağ tabakasını azaltırlar. Banyoda azalan yağ eğer dışardan uygulanan bir nemlendirici ve yağ ile dengelenmezse; ciltten su kaybı artar ve banyodan sonraki bir saat içinde, cilt normalde olduğundan daha kuru bir hal alır. Deterjanlar ve çözücüler de benzer şekilde, cildin yağ tabakasını kaldırarak cildi kuruturlar.

Cilt pullanması nasıl oluşur?
Cilt pullanması stratum korneum dediğimiz cilt yüzeyinden hücrelerin gözle görülebilir şekilde ayrışması ile oluşur. Normal ciltte bu süreç gözle görülmez, çünkü hücreler tek tek dökülür. Pullu ciltte cilt hücreleri birbirlerinden ayrılamazlar ve bu da gözle görülebilen kepeklenmeye neden olur. Bu durum kuru ciltte herhangi bir nedenle gelişebilir; ayrıca seboreik egzama, sedef ve ihtiyosis hastalığında cilt hücrelerinin yapısı bozuktur ve birbirlerinden kolay kolay ayrılamazlar.

Kuru ciltten korunmanın yolları nelerdir?
Herhangi bir nedenle kuruluğa eğilim gösteren cildin, sabun ve su ile teması azaltılmalı ve nemlendiriciler kullanılmalıdır.

Sıcak sudan ve aşırı su temasından kaçının. Sıcak su cildin doğal yağlarını ortadan kaldırır ve cildi kurutur.

Banyo sıklığını azaltın. İki günde bir veya daha seyrek banyo yapın ve yıkanma sıklığınızı azaltmak için kirlenmemeye dikkat edin.

Banyo ve duş süresini kısa tutun. Kısa bir duş ve banyo cildi nemlendirir, fakat cildi havlu ile ovuşturmak veya ciltten suyun buharlaşması deriyi kurutur. Bu nedenle banyo ve duş süresi uzatılmamalı ve ılık su ile yıkanılmalıdır.

Duştan sonra cildinizi havlu ile ovuşturmayın. Bunun yerine cilde havlu ile hafifçe dokunarak kurulanılmalıdır.

Hafif sabunlar kullanın. Sabunlar cildi kurutur. Hafif, fakat fazla yağ içeren sabunlar veya sabunsuz temizleyiciler (pH seviyesi cildinizin pH seviyesine uygun (5.5) dermokozmetikler) kullanılmalıdır. Bu arada sabun kullanımını da minimale indirilmelidir.

Banyodan sonra cildiniz hemen nemlendirin. Banyodan sonra cilt halen nemli iken, nemlendirici losyon ve kremleri uygulayınız. Banyo sonrasında cildinizi tamamen kurularsanız, cildin doğal nemi de buharlaşarak deriden uzaklaşır. Nemlendirici losyon ve kremler, gün içinde ihtiyaç olduğunda kullanılmalıdır. Çok şiddetli kuruluk olduğunda laktik asit veya üreli nemlendiriciler kullanılmalıdır.



Cilt kuruluğu cilt hastalıklarına neden olabilir mi?
Bazı kişilerde cilt kuruluğu, dermatit (egzama) denen cilt hastalığına neden olabilir. Dermatit cildin inflamasyonuna verilen addır. Bu durum alt bacaklarda egzema craquele; gövde, kollar ve bacaklarda ise numular dermatite neden olur. Bazen de ciltten herhangi bir döküntü olmadan kaşıntı görülebilir. Bu duruma yaşlılığa bağlı kaşıntı veya kış kaşıntısı denir. Dermatit geliştiğinde dermatoloji uzmanları kortizon içeren kremleri reçete ederler. Kortizonlu kremler dermatit bulunan alanlara uygulanır. Dermatit iyileştiğinde uygulamaya son verilmeli, daha sonra dermatitin yenilenmesini engellemek amacıyla nemlendiriciler kullanılmalıdır.

Cildin iyi nemlendirilmesi cilt kuruluğunu düzeltir, eğer cildiniz tüm kurallara uyulmasına rağmen iyileşmiyorsa dermatoloji uzmanına başvurunuz.

Kaynak:güzelliksağlık.net
22

Yeni bir ev kurmak güzel olduğu kadar zahmetli bir iştir de. Gaysan Mobilya, yeni evli çiftleri düşünerek, onlara ev alışverişine çıkmadan önce dikkat etmeleri gereken noktaları belirtti ve dekorasyon önerileri sundu.

* Önce oturacağınız evi belirleyin: Birçok kişi evlerini belirlemeden önce eşyalarını aldıkları için sıkıntı yaşar. Bu yüzden eşyaları satın almadan önce oturacağınız evi mutlaka belirleyin.

* Ev alışverişine çıkmadan önce evinizin ölçülerini alın: İlk önce metreyle evin ölçülerini alın. Gerekirse evin bölümlerinin ölçülendirilmiş basit krokilerini çizin. Alacağınız kanepe, yatak, masa, sehpanın vb. boyutlarının ne olması gerektiğini belirleyin. Evdeki kapılar ve koridorların ölçüsü bile mobilyaların geçebilmesi açısından önemlidir. Aynı zamanda duvarların da ölçülerini alın. Dar bir alanda duvarlar büyük önem kazanır. Ürünleri satın alırken bu bilgiler size çok yardımcı olacaktır.

* Basit bir kroki çizin ve alacağınız eşyaları üzerine yerleştirin:Mağaza sergilerinde görülen mobilyalar, eve yerleştirdiğinizde tahmininizden fazla yer kaplayabilir. Sıkıntı yaşamamanız için çizdiğiniz basit krokiler üzerine eşyaların yaklaşık büyüklüklerini not edin. Bu sayede kabaca ana mobilyaların yerleşimini ve kalan yaşam alanlarının oranını kağıt üzerinde görmüş olursunuz. Markalaşmış mobilya firmalarının birçoğunda bulunan mimari bilgisayar ve yerleşim programları vasıtasıyla evinizin mobilyalı halini hem görsel hem de ölçüsel açıdan test etme şansınız da var. Böylelikle eşyaların evinize sığmaması veya hayalinizdeki görüntüyü vermemesi gibi son dakika sürprizlerinden kurtulmuş olursunuz.

* İhtiyaçlarınızın listesini mutlaka oluşturun: İhtiyaçlarınızı belirleyerek bir liste oluşturun. İhtiyaçlarınızı listelemeniz çok önemlidir çünkü evlilik öncesi günlerde yaşanan duygu yoğunluğu karar vermenizi etkileyerek gerekli gereksiz birçok eşyanın alınmasına yol açabilir. Sıklıkla kullanılmayacak eşyaların alımı yaşam alanını kısıtlar, evleri olduğundan daha dağınık ve dar gösterir.

* Fonksiyonlu mobilyaları satın alın: Eviniz küçükse mobilyalar ayrı bir önem kazanır. Mekandan maksimum faydalanabilmek için az mobilya ile çok fonksiyon sağlamak önemlidir. Çok fonksiyonlu mobilyalar kullanarak aynı odayı hem yatak odası hem de oturma
odası olarak kullanmanız mümkün olacaktır.

* Bütçenizi oluşturun ve eşyalarınızı buna göre belirleyin:Eşyalarınızı satın almadan önce bütçenizi oluşturun. Listenizdeki ürünlerin karşılarına piyasada gezerek edindiğiniz fikre göre tahmini fiyatlarını yazın. Toplayarak bütçenize uygun olup olmadığına karar verin. Bütçenizden fazla rakamlara ulaştıysanız, öncelikle zaruri olmayanları belirleyin. Ancak unutmayın, günümüzde artık her bütçeye uygun istediğiniz tarzda ürüne ulaşmak mümkün. O nedenle daha çok ürün görmek için daha çok gezin, araştırın.

* Evinizin tarzını belirleyin: Modern, minimalist çizgilerden mi hoşlanıyor yoksa klasik modelleri, avangard tarzı mı seviyorsunuz? Dekorasyonda yaşanmışlığı olan mobilya ve objeleri kullanarak, vintage tarzı ya da klasikle moderni doğru harmanlayarak eklektik bir tarz mı istiyorsunuz? Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, dekorasyon dergileri imdadınıza yetişecektir. Stilleri, internette araştırarak hoşlandığınız tarzları belirleyebilirsiniz.



* Dekorasyon renklerini mekanın özelliklerine uygun seçin: Renk seçiminde beğenileriniz kadar, mekanın yapısal özellikleri de önemlidir. Dar, karanlık mekanlarda açık renkleri daha geniş göstermesi için tercih edebilirken, geniş ya da bol ışık alan yerlerde canlı tonları kullanabilirsiniz. Yine tercihe bağlı olarak bol ışık alan bir mekanda açık renkler kullanabilir ve güneşin enerjisini uzun süre içeride depolayabilirsiniz. Duvar ve zemin uyumuna da dikkat edin. Zıt renklerin uyumunu, açık koyu dengesini ve ahengini göz ardı etmeyin. Alanınız darsa açık renkli zemin kullanın, koyu renkli zeminde mutlaka açık renkli halıları tercih edin.

* Yatak odanızda eşyalarınız için saklama alanı olmalı: Yatak odası sadece uyumak için tasarlanmış bir bölgeden çok bilinçaltında insanların gizli köşeleridir. Dolayısıyla rahat ve ergonomik bir yatak dışında yeteri kadar saklama alanı da bulunmalıdır. Bazalı yataklar ve çok gözlü gardıroplar kullanmaya özen gösterin.

* Mutfak dolapları açık renk olmalı: Mutfak dolaplarının tasarımında açık renklerin tercih edilmesinde fayda var. Açık renkler sadeliğin yanı sıra aydınlık ve geniş bir görüntü sağlar.

* Banyolarınızda şahsi eşyalarınız için ayrı alanlar yaratın: Banyolarınızda hem eşiniz hem de kendiniz için ayrı ayrı alanlar yaratmaya özen gösterin. Böylelikle şahsi eşyalarınızı özgürce yerleştirebilirsiniz.
23
Sana Sunduğum Aşk az mı geldii ? Yoksa ellerin verdiği dahamı çok hoşuna gitti ?
24
Facebook ve twitter'da bu iletileri nasıl resim koyuyorlar diye düşünüp duruyordum.Hadi kalbi facebook da nasıl konduğunu <3 le öğrenmiştim ama diğer karakterler için ise özel yazı grafikleri varmış..
Bende bu yazımda sizlere onları paylaşmak istedim..
Bu iconları isterseniz sitenizde yazı yazarken,isterseniz facebook da ileti yazarken yada twitter da durumunuzu güncellerken kullanabilirsiniz..Kullanmak istediğiniz iconu seçip sağ tıklayıp kopyala diyerek istediğiniz yerde kullanabilirsiniz..Resim değil TXT formatındadır..
Tabi bunları kullandığınız takdirde bazı Ascii karakter desteklemeyen tarayıcılarda yada telefonlarda sorun çıkartmaktadır..

? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ??? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ™ ® © ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ?
? ? ? ? ? ? ? ? Ü ?

? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ?

? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? °

? ? ? ? ? ? ? ° ø

? ? ? ? ? ?

™ ? © ® ?

€ £ ¥ ¢ ƒ ?

% ? ‰ ?

? ? ? ? ? ? ?? ? ? ? ? ?

? ? ? ? ? ?

? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ???

? ? ? ? ??? ?

? ? ?

? ? ? ? ? ? ?
Eğer bunlarla yetinmediyseniz size ek olarak diğer tüm Ascii karakterleri paylaşan siteleri verelim :)

Facebook'ta kullanabileceğiniz tüm yazı karakterleri


Karakter Haritası
25
Alıntı yapılan: zEHiR - 15 Tem, 2006, 13:10
Duvara yazı YazMa,KUmsala yazı yazma Gibi siTeLERin Tümü Burdaa (:

SİTELER

http://atom.smasher.org/error/ => error yapımı

http://www.jjchandler.com/tombstone/ =>mezar tası

http://www.letterjames.de/motive/ed...html?motivid=60 =>duvara yazı

http://www.letterjames.de/motive/ed...html?motivid=71 => kumsala yazı

http://www.graffiticreator.net/ => Grafiti

http://www.glassgiant.com/neon/?l1=&l1col=red&l2=&l2 =>neon

http://users.pandora.be/koeketoe/dr...nickcreator.htm =>stil nickler

http://cooltext.com/LogoEdit.aspx?Style=Burning => atesli yazı

http://cooltext.com/LogoEdit.aspx?Style=Neon => farklı bir neon

http://cooltext.com/Default.aspx => 28 tane bi arada...

http://www.bloodyfingermail.com/message.php => kanlı yazı

http://www.i-am-bored.com/bored_link.cfm?link_id=9962 =>surat yapımı

http://avatarmaker.abi-station.com/index_en.shtml => Karışık bir çok avatar.

http://www.acme.com/heartmaker/ => kalpli avatar

http://www.acme.com/labelmaker/ => Çeşitli yazı font ve şekillerde yazar

http://www.quickblog.com/avatarmaker/ =>resimleri avatar boyutuna göre düzenliyor
http://www.foontje.nl/avatarmaker.php => Arka Planlar üzerine istediğinizi yazabiliyorsunuz.

http://www.altropc.it/modules/avatarmaker/ => Arka Planlar

http://celestial-star.net/tools/avatar.php => Bir çok avatar

http://www.zianet.com/talon/cam.htm =>Avatar üretici program

http://www.makeavatars.com/ => Karşık Avatarlar

http://www.treemessage.com/ => Ağaca istediğiniz yazıyı kazıyın

http://elouai.com/doll-makers/candybar-doll-maker.php => Dollz maker

http://onlinewahn.de/generator/ => Gazete Manşeti,madeni Para ve Kimlik kartı

http://www.graffitigen.com/ => Grafiti

Kolay gelsin!!!


Güzel ve enteresan şeyler hmmmm

26
İnsan neden açıköğretim okur? Vatan borcunu %60 indirimli ödemek için mi? Ya da güzel ülkemizde sırf açıköğretim mezunu olduğu için iş başvurusu kabul edilen var mıdır? Bu soruların cevabı ne yazık ki bende değil. Fakat siz bir açıköğretim öğrencisiyseniz veya günün birinde açıköğretim okumaya karar verirseniz işinize yarayacak birkaç taktik verebilirim size. Bu yazıyı okumaya devam etmeden önce her ihtimali göze aldığınızı kabul edin, sonradan sorumluluk kabul etmem ona göre. Zira ben diplomayı duvara astım. Hatta bu üçüncü. Nasa'dan iş teklifi bekliyorum, o derece. Sizin anlayacağınız tecrübe konuşuyor. Taktiklere geçelim:


Asla ezik hissetmeyin!
Birinci kuralımız kendimizi ezik hissetmemek. Anfi nedir bilmiyorsanız, kampüste kız düşüremiyorsanız bu sizin suçunuz değil! Siz üniversite öğrencisisiniz. Cüzdanınızı açıp bakın. Üzerinde Anadolu Üniversitesi yazan bir kimlik kartı göreceksiniz. Onun aynısı kampüste okuyan üniversitelinin cüzdanında da varsa sizin ondan ne eksiğiniz var? Üstelik her dönemde babalar gibi harç ödemiyor musunuz?

Sınav tarihlerine aşina olun
Sınava hazırlanmak ayrı şeydir, ders çalışmak ayrı şey. Biz size ders çalışmanız gerektiğini ya da bunun için bir program yapmanız gerektiğini söylemeyeceğiz. Sınav tarihlerine aşina olmak, ders hakkında hiçbir şey bilmiyor dahi olsanız sınava motive olmanızı sağlar. Kayıt yenilediğiniz dönemde vize sınavlarının tarihine bir göz atın ve o gün itibariyle sınava kaç gün kaldığını hesaplayıp rahatlayın. Çünkü muhtemelen çıkan sonuç üç basamaklı olacaktır. Bunu zaman zaman yaparak kalan zamanı gözünüzde büyütün. Örneğin sınava bir ay kala "ohoo daha koskoca 30 gün var" deyin ve arkanıza yaslanın.

Standart ders kitaplarını kapıdan içeri sokmayın
Bu açıköğretimliler arasında uğursuzluk anlamına gelir. Her biri ayrı bir ders hakkında ölümüne bilgi veren ve ara ara saçma sapan örneklemeler yapan o yeşil-mavi kitapları kullanmanız, önümüzdeki sınavlarda başarısız olmayı kabullendiğiniz anlamına gelir. Bizi dinlemeyip illa ki ders çalışacaksanız Murat Yayınları ya da Yargı Yayınları gibi yayınevlerinin tüm derslerin bir arada olduğu sadece bir odun kalınlığındaki kitaplarından satın alın. Böylece 8 ayrı sunta yerine 2 kalın odunla zaman kazanmış olursunuz.

Ders mers çalışmayın!
Zaten ders çalışacak biri olsaydınız, büyük ihtimalle açıköğretim okuyor olmazdınız. O yüzden içinizde küçük bir heves varsa da boşverin. Zira yaptığım araştırmalar ders çalışmanın insanın kafasını karıştırmaktan başka hiçbir işe yaramadığını gösteriyor. Bu durumda ders geçmenin imkansız olduğunu savunanlar olacaktır, merak etmeyin, onlara bir sonraki maddede cevap vereceğim.

Çıkmış sorulara abanın!
Ders çalışmadan nasıl sınıf geçeriz diye soranlara vereceğim cevap budur. Bildiğiniz üzere açıköğretimde ders geçme notu 50 puan. Tecrübelerim şunu gösteriyor ki, özellikle final ve bütünleme sınavları olmak üzere, sınavlardaki soruların ortalama %30'u çıkmış sorulardan geliyor. Bu durumun %90'ları hatta bir yıl %100'ü bulduğu mevcut istatistiklerden görülebilir. Kalan %20'yi nerden buluruz diyecek olursanız, sonraki maddelerden birinin konusu da o.

Düşmanınızı kendi silahıyla vurun
Sınava birkaç gün kala son 6 yılın çıkmış sorularını internetten bulup indirin ve hem sıralı hem düzenli bir şekilde A4 boyutunda kağıda bastırın. Bir adet fosforlu kalem (tercihen sarı) alın ve cevap anahtarına bakarak en eski sınavdan en yeni sınava doğru, kağıt üzerindeki doğru şıkları tüm şık içeriğiyle birlikte işaretleyin. Bu o şıkkın tamamen aklınıza kazınmasını sağlar. İşaretlemeye 2004 yılında yapılmış sınavdan başladığınızı varsayarsak, 2010 yılının sorularına geldiğinizde cevap anahtarına bakmaya gerek duymadığınızı göreceksiniz. Çünkü az önce bir sayfada aynı şıkları işaretlemiştiniz. Bu arada çıkmış sorular kitap halinde de satılıyor, tavsiye olunur.

Kendinizi zora sokun ve yumurtayı göte getirin
Çıkmış soruları birkaç gün kala indirin demiştik. Bir bildiğimiz var da ondan dedik. Bir işi yapmaya karar verip oyalandığımızda ve zaman daraldığında, Türkçe'siyle yumurta göte geldiğinde kafamızın çok daha hızlı çalıştığı karşı koyulamaz bir gerçek. Biz de bu özelliğimizi kullanarak, yalnızca ve yalnızca sınava odaklanıyoruz. Birkaç gün önceden hazırladığımız ve beynimiz sulanana kadar fosforlu kalemle işaretlediğimiz çıkmış sorulara, sınava yalnızca 1 gün kala çalışacağız. Böylece hem göte gelen yumurtayı, hem de hafızamızın yeniden eskiye doğru silme özelliğini lehimize çevirmiş oluyoruz. Pazar günkü sınavlara cumadan hazırlanmayın! Acele işe şeytan karışır. Cumartesi sınavdan çıkınca hemen eve koşun ve kendinizi çıkmış sorulara verin.

Mantıklı olun, yalnızca kafanızı kullanın
Herkes her şeyi bilemez. Aynı zamanda bir sınavda başarılı olmanız, sınavda sorulan soruları bildiğiniz anlamına da gelmez. Hiç mi "Kim 500 Milyar İster" seyretmediniz? Yüksek miktarda ödül kazananlar sorulan soruların hepsini bilmiyor. Şık eleyerek ya da joker haklarını kullanarak başarıya ulaşıyorlar. İşte bizim jokerimiz beynimizin ta kendisi. Saçma sapan şıkları tespit edin ve üzerlerini çizin. Soruların içindeki bilgileri kullanın. "A şöyledir, öyleyse B nasıldır?" şeklindeki soruyu cevaplayamasanız dahi, "A nasıldır?" şeklinde sorulmuş bir soruya bir önceki soruda verilen bilgiyi kullanarak cevap verebilirsiniz. Bu sayede soruların %20 sini cevapladığınızda, çıkmış sorular tekniğiyle beraber 50 olan geçme notuna ulaşmış oluyorsunuz.

Asla ama asla kopya çekmeyin!
Kopya kötü bir şey değildir. İnsandaki yardımlaşma duygusunu güçlendirerek toplum bilinci sağlar. Fakat birbirini tanımayan insanlar arasında gelip giden kopya sinyalleri her iki alıcıyı da uçurumdan aşağı düşürebilir. Başta da söylediğimiz gibi, açıköğretim okuyan bir insanın sınav kağıdına bakarak kopya çekmek, aynayla konuşmaya benzer. (Bunu ben de anlamadım) Kendisinden çok emin görünen ve "vay inek takır takır işaretliyor" şeklinde algılanan şahısın aslında bir bok bilmediği ve sayısal loto stili işaretleme yaptığı ihtimali çok yüksek bir ihtimaldir.

Her sakallıyı dedeniz sanmayın
Son kuralımız yani on numaralı kural, her sakallıyı -ben dahil- dedeniz sanmamanız gerektiğidir. Size açıköğretime çalışmak, daha doğrusu çalışmamak adına taktikler veren kişiler her ne kadar aynı taktiklerle bütünlemeye bile kalmadan diploma almış olsalar dahi size bir fayda sağlamayabilirler. Açıköğretim için düzenli olarak kursa giden insanların var olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, değil ders çalışmadan sınıf geçmek, profesyonel anlamda hazırlık yapıp sınıf tekrarı yapanların var olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalırız. Sınavlarınızda başarılar!

28
Alıntı yapılan: HAYAL - 23 Oca, 2012, 14:10
Hoşgeldiiinnnn :)

Hoşbuldukm arada bir görüşsekte güzel oluyor seviyorum ben burayı yaa 7 yıl oldu vay beee
29
Nöbnetlerin en güzeli bende bu gece.
30
Nöbete benden devam =)